• https://www.facebook.com/groups/164183427407945/

Karaman’da Tarih Öncesine Işık Tutan Yeni Keşif: Çeştepe

Karaman’da gerçekleştirilen arkeolojik yüzey araştırmaları, bölgede tarih öncesi yerleşim düzenine ilişkin önemli bulgular sunmaya devam ediyor.

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi’nde 2025 yılında yayımlanan yeni bir araştırma, Çeştepe adlı yerleşim alanının keşfini kapsamlı biçimde ele alarak, Neolitik ve Kalkolitik dönemlere uzanan izleri gün yüzüne çıkardı. Abdullah Akgül tarafından kaleme alınan çalışma, Çeştepe’nin Orta Anadolu ile Akdeniz arasındaki tarihî geçiş güzergâhında stratejik bir konumda yer aldığını ortaya koyuyor.
Bilinen birçok Neolitik ve Kalkolitik yerleşimin aksine, Çeştepe’nin yüksek rakımlı, dağlık bir alanda konumlanmış olması dikkat çekiyor. Yerleşim, Karaman’ın Güldere-Gödet köyü sınırlarında, 1620 metre rakımda, doğal bir tepenin güney yamacında bulunuyor. Bu konumu, tarih öncesi çağlarda insanların yalnızca ovalık ve verimli tarım arazilerini değil, stratejik ve su kaynaklarına yakın yüksek alanları da tercih ettiğini gösteriyor. 
Bölge, Karaman Ovası’nı Orta Toroslar’a bağlayan coğrafi geçiş noktasında yer alırken, yakınından geçen tarihî Mara Yolu ise yerleşimin ticari ve askeri açıdan önemini artırıyor.
KARYAP (Karaman Prehistorik Yüzey Araştırması Projesi) ekibinin bölgede gerçekleştirdiği detaylı yüzey araştırmaları, Çeştepe yerleşiminde tespit edilen çört ve obsidiyen buluntularının dağılımını, kaçak kazıların yarattığı tahribatın boyutlarını ve yerleşimin Neolitik’ten Roma dönemine uzanan çok katmanlı yapısını bilimsel olarak ortaya koyarak çalışmanın en önemli veri kaynaklarından birini oluşturdu.
 Araştırmaya göre buluntu topluluğu şu parçaları içeriyor:
Karaman’da Tarih Öncesine Işık Tutan Yeni Keşif: Çeştepe 
Obsidiyen yontma taşlar: 3 adet
Çört yontma taşlar: 14 adet
Seramik parçaları: 8 adet
Ezgi taşı gibi taş aletler: 2 adet
Taş boncuk: 1 adet

Karaman’da Tarih Öncesine Işık Tutan Yeni Keşif: Çeştepe 
Özellikle çört taşlarının oranının yüksek olması, bölgenin obsidiyen dağıtım ağından uzak; buna karşılık çört kaynaklarına yakın konumda olduğuna işaret ediyor. Bu bulgu, yüksek rakımlı alanların kendi özgün hammadde kullanım pratiklerine sahip olduğunu gösteriyor.
Bölgede ele geçirilen seramik parçaları, yalnızca Neolitik ve Kalkolitik dönemlere değil, Roma dönemine kadar uzanan bir yerleşim sürekliliğini ortaya koyuyor. Bu durum, Çeştepe’nin farklı medeniyetler tarafından uzun süre boyunca kullanıldığını gösteriyor.
Tepenin güney yamacında yoğunlaşan mimari taş toplulukları ve yanık toprak izleri, yerleşimin çok sayıda yapı içerdiğini gösterse de henüz sistematik bir kazı yapılmadığı için mimarinin genel planı hakkında net bilgiler bulunmuyor.
Yerleşimin hemen yakınında bulunan kayadan akan su kaynağı ve aşağı kısımdaki doğal su kuyusu, Çeştepe’nin tarih öncesi toplumlar için neden cazip bir yaşam alanı olduğunu açıklıyor. Yüksek rakımda yer almasına karşın çevresinde ekilebilir arazilerin bulunması, hem tarım hem de hayvancılık için uygun koşullar yaratmış görünüyor.
Çeştepe’nin konumu, Akdeniz ile Orta Anadolu arasında binlerce yıldır devam eden insan ve ticaret hareketliliğini takip eden stratejik bir kavşak noktası olduğunu ispatlıyor. Araştırmada, yerleşimin hem askeri hem ticari amaçlarla tercih edilmiş olabileceği vurgulanıyor. Özellikle Mara Yolu’na olan yakınlık, bu görüşü güçlendiriyor.
Bununla birlikte, bölgede bulunan tek taş boncuğun hammaddesi, bu malzemenin güneyden ticaret yoluyla getirildiğini düşündürüyor.
ANADOLU TARİHİNE YENİ BİR KATMAN EKLENİYOR
Çeştepe yerleşimi, Karaman’ın tarih öncesi dönemlerine dair bilinenleri genişleten yeni bulgular sunuyor. Yüksek rakımlı bir alanda kurulmuş olması, su kaynaklarına yakınlığı, çört ağırlıklı yontma taş teknolojisi ve çok katmanlı yerleşim özellikleriyle Çeştepe, hem Anadolu arkeolojisi hem de bölgesel tarih açısından dikkate değer bir potansiyele sahip.
Kaynak: Akgül, A. (2025). Karaman’da Yeni Bir Tarihöncesi Yerleşim Alanı: Çeştepe. Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, 8(1), 137-143. https://doi.org/10.47948/efad.1698932 
Haber: Emirhan Sezen

350 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın